Sitede OlanlarŞu anda 4 misafir bağlı
|
|
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ŞUBE BAŞKANLIKLARINA
Bildiğiniz üzere, 2010–11 eğitim-öğretim dönemi açılmak üzeredir. Derneğimize üye veya anne babaları Derneğimize üye olan Atatürkçü Gençlerimizden kendi kentleri dışında öğrenim görecek olanlara barınma olanakları sağlamak konusunda yardımcı olmamız, yani gençlerimize sahip çıkmamız geleceğimiz açısından çok önemlidir. Yasadışı ve gerici birçok örgütlenmenin gençlerimizin geleceğini örümcek gibi sardığı şu dönemde, şubelerimizin Aydınlık Türkiye için Atatürkçü Gençliğe sahip çıkacağı ve üzerlerine düşeni yapmaktan kaçınmayacakları inancıyla;
Sahip olduğunuz, anlaşmalı olduğunuz, indirim yaptırabileceğiniz veya sadece tavsiye edilebileceğiniz yurt ve diğer barınma olanaklarını, bu olanakların kapasitelerini 13 Eylül 2010 tarihine kadar Genel Merkezimize bildirilmesini rica ederim. Saygı ile. Nazmi ŞARVAN Genel Sekreter |
|
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ŞUBE BAŞKANLIKLARINA Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Yönetim Kurulu 3. Olağan Toplantısını 21-22 Ağustos 2010 günlerinde Genel Merkezimizde yapmış ve aşağıdaki gündem konularını görüşerek karara bağlamıştır. 1- 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak Anayasa Değişikliği Referandumu gündemin elbette en önemli görüşme konusu olmuştur. Genel Merkezimiz halk oylaması (referandum) sürecinin başından bu yana tavrını net olarak koymuş, her ortamda Anayasa değişikliğine neden “HAYIR” denilmesi gerektiğini bıkmadan usanmadan anlatmaya çalışmıştır. Genel Merkez yöneticilerimiz, diğer demokratik kitle örgütleri ile birlikte çalışmaların sürdürülmesi başta olmak üzere, şubelerimizin bulunduğu her il ve ilçede çalışmaların eşgüdüm içerisinde yürütülmesi, yerel olanaklarla hazırlanan materyallerin, düzenlenen etkinlikler için gereken çalışmaları yapmıştır, yapmaya devam etmektedir. Daha yapacağımız çok şey var. Siz şube başkanlarımızın ve Genel Yönetim Kurulu üyelerimizin dağ-bayır, köy, kasaba, kent demeksizin yürüttükleri özverili çalışmalarla “HAYIR”ı Türkiye’nin aydınlık geleceği için elde edeceğimiz inancındayız. Bu konuda çalışmalarınıza ışık tutacak olan “ Atatürkçü Düşünce Derneği Anayasa değişikliğine neden hayır diyor” başlıklı değişik kitapçık metinlerimiz çeşitli tarihlerde ADD Genel Merkez web sitemizde yayınlanmıştır. Bu gün tümünü bir arada bir kez daha yayınlamakta, bilgilerinize sunmaktayız. Bu örnekler Genel Merkezimizce kitapçık olarak bastırılıp dağıtılmaktadır. Şubelerimizin bunları Genel Merkez web sitemizden indirerek kitapçık halinde çoğaltmaları olanaklıdır. Genel Merkez olarak önümüzdeki günlerde de yayınlanacak bildiriler, düzenlenecek etkinlikler ve şube başkanlıklarımızın katkılarıyla daha çok kitleye ulaşacağımızı umuyoruz. Türkiye’nin geleceği bizlerin özveriyle çalışmamıza bağlı. Geleceğimize sahip çıkacağız. Bu yolda geri adım atmayacağımızı yineliyoruz. 2- Bu arada Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezine yönelik asılsız eleştiriler ve haksız suçlamaların, yanlış muhalefet anlayışını sürdüren kaynaklardan yansıdığı anlaşılmıştır. “Genelge 2” ile kısa bir süreliğine kimi muhaliflerin kışkırtması ile yaşanan belirsizlik geride bırakılarak, çalışmalar ülkemizin her yanında bütün hızıyla sürdürülmektedir. 3- Toplantıda bir diğer önemli gündem maddesi olan , “Dönem Çalışma Programı” hakkında değerlendirmeler yapılmış, yeni bir tüzük ve buna bağlı alt normların acilen hayata geçirilmesi, halkoylamasını takip eden dönemde çalışmalara başlanması noktasında ortak görüş oluşturulmuştur. Böylece Genel Merkez ile şubeler arasında bölge Sorumluları ve il eşgüdüm şubeleri aracılığıyla dönüşü olan kuvvetli ilişkilerin kurulması amaçlanmaktadır. Her şube yönetiminin kendi algılaması ve duyarlılıkları doğrultusunda yürütülen çalışmalar yerine, ortak amacın gerçekleşmesine yönelik çalışma bütünlüğü sağlanacaktır. “Çalışma Programı” hazırlıklarının sonuçlanması ve bunun yanı sıra hazırlanacak etkinlik takvimiyle bundan böyle ülkenin her yanında tek ses, tek yürek olunacak; eylem ve söylem birliği yakalanacaktır. 4- Kurulmasına karar verilen iki yeni şubemizin (Burdur/ ADD Bucak şubesi ve İzmit/ ADD Darıca- İskele şubeleri) kuruluş yetkileri verilmiş, ayrıca bu ay içinde 488 yeni üyemizin katılımıyla örgüt gücümüz daha da artmıştır. Sonuç: Değerli şube başkanlarımızın önümüzdeki süreci iyi değerlendirerek öncelikle şubelerinin bulunduğu yörelerde Aydınlık yarınlar için Halk oyuna sunulan Anayasa değişikliğinin neler getirdiğinin topluma anlatılması, toplumun doğru bilgilendirilmesi için büyük özveri ile çalışacaklarına inanıyoruz. Amacımız aydınlık yarınlar için HAYIR. Genel Merkez Yönetim Kurulu adına Tansel ÇÖLAŞAN Genel Başkan |
|
ADD GENÇLİĞİ “BU ÜLKENİN VALİSİ VARDIR” DEMEDİ VE YİNE İSTİKLAL MARŞINI OKUTTU!.. GENEL BAŞKAN DÜZEYİNDE KATILIMLA VERİMLİ BİR KAMP Nitelikli eğitimlerle ve kaynaşmaya yönelik etkinliklerle Atatürkçü Düşünce Derneği Gençlik Kolları tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Geleneksel Afyon Kocatepe Kampı (23-26 Ağustos) başarıyla tamamlandı. Genel Merkez Gençlik Kolları’nın eşgüdümünde, Afyonkarahisar Şubesi’nin ev sahipliğinde verimli bir şekilde gerçekleşen Kampa, Derneğimizden en üst düzeyde de ziyaretler oldu. Genel Başkanımız Tansel Çölaşan, Genel Sekreterimiz Nazmi Şarvan, Genel Başkan Yardımcımız E. Kor. Dr. Erdoğan Karakuş ile GYK Üyeleri Vahit Ak ve Öner Tanık Kampı son gününde ziyaret ettiler. Ayrıca Tansel Çölaşan ve Erdoğan Karakuş, daha önce duyurulduğu üzere eğitim çalışmaları ile gençleri aydınlattılar. Kamp süresince Genel Başkanımız ve Genel Başkan Yardımcımız dışında, YARSAV Genel Sekreteri Önder Tekin, GYK Üyemiz ve araştırmacı-yazar Fethi Karaduman, (Gençlikten Sorumlu) GYK Üyemiz Öner Tanık, Gençlik Kollarımız MYK Üyesi Hüseyin Çetin, Bursa Şubemiz Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Demirtaş ve Uşak Şubemiz Üyesi İlker Ekici kendi konularında etkileşimli bilgilendirme toplantıları yaptılar. Kampımızda eğitim/söyleşi etkinliklerinin yanı sıra çeşitli dallarda yarışmalar ve şiir dinletisi de düzenlendi. |
|
Devamını oku...
|
|
SİVAS KONGRESİNDEN BÜYÜK ZAFERE Zafer Haftasını Kutluyoruz Yurdumuzun işgalden kurtuluşunun en önemli aşamasını oluşturan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Zafer günü, etkinliklerle kutlanmaktadır. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak bu haftaya ilişkin Geleneksel Afyon Kocatepe Gençlik Kampı, Genel Başkanımız Tansel ÇÖLAŞAN, Genel Merkez yöneticilerimiz ve bölgedeki diğer şubelerimizin coşkun katılımı ile başladı. 26 Ağustos Kocatepe Buluşması ile sürecek olan etkinliklerimiz, haftanın önemini vurgulayacaktır. Ayrıca 4 Eylül Sivas Kongresi’nin yıldönümünde Genel Başkanımız Tansel ÇÖLAŞAN-Genel Merkez Yöneticilerimizin ve şubelerimizin yoğun katılımıyla- Sivas’da yıllar önce yakılan Özgürlük ve Bağımsızlık ateşinin yanmaya devam ettiğini ve asla söndürülemeyeceğini tüm vatana tekrar haykıracaklardır . |
|
4 EYLÜL 1919 ve 30 AĞUSTOS 1922’NİN EVRENSEL VE GÜNCEL DEĞERİ! Prof. Dr. Özer OZANKAYA
4 Eylül 1919 ve 30 Ağustos 1922!
Birincisi özgür ve bağımsız yaşamak isteyen bir ulusun bunu ancak gerçek demokrasi düzeniyle sağlayabileceğini ilan eden ve yabancı sömürgeci devletlerle işbirliği içindeki Osmanlı Saltanat hükümetine Ulusal Savaşımın meşruluğunu kabul ettiren, yabancıların güdümüne sığınma gibi onursuz ve yenilmeci tutumu bir daha dile gelmeyecek biçimde reddeden Sivas Kongresi’nin 91. yıdönümü! İkincisi de sömürgeciliğin askeri alanda yenilebileceğini kanıtlayan ve bir daha hortlayamaması için zorunlu toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel devrimlerin yolunu açan, meşru haklarının bilincine varmış ve yönetimini kendi eline almış bir ulus karşısında en güçlü sömürgeci ordularının tepelenip dize geleceğini kanıtlayan, tüm insanlık için kurtuluş umudunu bayraklaştıran askeri zaferin yıldönümüdür. |
|
Devamını oku...
|
|
Prof. Dr. Ünsal YAVUZ Başkent Üniversitesi ATAMER Md. Atatürk Büyük Söylev’inde 30 Ağustos Utkusu’nu şöyle değerlendirmektedir : “ Her evresi ile düşünülmüş , hazırlanmış , yönetilmiş ve utkuyla sonuçlandırılmış olan bu harekat, Türk ordusunun, Türk subaylarının ve komuta kurulunun yüksek güçlerini ve yiğitliklerini tarihte bir daha saptayan ulu bir yapıttır. Bu yapıt, Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz anıtıdır. Bu yapıtı yaratan bir ulusun çocuğu, bir ordunun Başkomutanı olduğum için sevincim ve mutluluğum sonsuzdur. “ (Atatürk,Söylev.C.II.,s.903.) Atatürk’ün özellikle altını çizdiği özgürlük ve bağımsızlık kavramlarının tarih içinde gelişimini burada kısaca anımsamakta yarar var. Osmanlı Devleti’nin yükselen grafiğinin düşüşü ve sıfırlanışı |
|
Devamını oku...
|
|
Faruk ÖZTÜRK ADD Şuhut Şube Başkanı Avrupalı Devletler karşısında 1683 II. Viyana bozgunundan beri süre gelen geri çekilme, 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan muhaberesiyle sona erer.Halk arasında bilhassa TBMM’de Büyük taaruz için oluşan sabırsızlanmalar, Ulu Önder Mustafa Kemal’I 4 Mart 1922’de endişeli, sabırsız Türk halkını ve Meclis Erkanını rahatlatan, zihinlerdeki kuşkuları giderecek olan bir açıklama yapmaya sevk eder. “Ordumuzun kararı taaruzdur.Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz; Sebebi hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır.Yarım hazırlıkla yapılacak taarruz, taarruz etmemekten daha kötüdür.” |
|
Devamını oku...
|
|
Salman KORKMAZ ADD Afyonkarahisar Şube Başkanı 26 Ağustos 1922 günü sabaha karşı başlatılan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta kazanılan büyük bir zaferle sona ermiştir. Türk ulusunu esir etmek isteyen emperyalist güçleri dize getirdiğimiz bu büyük başarı, kadınıyla, erkeğiyle,ordusuyla topyekûn verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür. Bugün, her yıl Zafer Bayramı olarak kutlanmakta ve bu haftaya Zafer Haftası adı verilmektedir. Hepimize kutlu olsun! Zafer Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal bayramıdır. Her yıl 30 Ağustos günü kutlanır. Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos'ta başlayıp, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Mustafa Kemal'in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni (Büyük Taarruz) anmak için kutlanan bayramdır. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terketmesi daha sonra (9 Eylül 1922) gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder. |
|
Devamını oku...
|
|
Atatürkçü Düşünce Derneği: Genel Yönetim Kurulunun 21-22 Ağustos 2010 günlerinde yaptığı 3. Olağan toplantısında, 12 Eylül 2010 günü Halk Oyuna sunulacak olan Anayasa değişikliği ile ilgili olarak yinelediği görüşünü Kamuoyuyla paylaşır. Halk oyuna sunulan Anayasa değişikliği: Türkiye’yi bölmeye, ayrıştırmaya; Laik, Demokratik, Sosyal Hukuk Devleti niteliklerini değiştirmeye; bugüne kadar kazanılmış sosyal, kültürel ve ekonomik hakların yok edilmesine, yeraltı ve yer üstü kaynaklarımızın yabancı sermayeye peşkeş çekilmesine hizmet etme amacı güden bir karşı-devrim girişimidir. Söz konusu girişimin tek amacının yargının ele geçirilmesi olduğunun farkındayız. Anayasa değişikliği ile yüksek yargı organları Danıştay, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi siyasetin eline geçecek biçimde yeniden yapılandırılmaktadır. Değişiklik halkoyundan geçerse, hedeflenen düzenin önündeki yargı engeli kalkacaktır. Yeni düzenin, Anayasa ve yasalarına “DUR” diyecek yargı olmayacaktır. Anayasa değişikliği hakkındaki halkoylaması süreci devam ederken, belli ODAKLARCA yeni düzen Anayasası’nın nitelikleri de belirlenmeye başlanmıştır. 1) Atatürk’ün adı, Devrim ve İlkeleri yeni Anayasa’da yer alamayacak, Anayasa sivilleşecektir(!) 2) Bugün değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek maddelerinin değiştirilmesi olanaklı olabilecektir. a- 2. Maddede sayılan, Cumhuriyetin temel nitelikleri (Atatürk ulusalcılığına bağlı, insan haklarına saygılı, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti) değiştirilebilecek, b- 3. maddede yer alan; “Devletin, ulusu ve ülkesi ile bölünmez bütünlüğü”, dili, başkenti değiştirilebilecek. c- Bayrağı, meclisleri ayrı özerk bölgeler kurulabilecek. d- Laiklik İlkesi yeniden tanımlanacak; din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde pasifleşecek, e- Dinsel dogmaların toplum yaşamını belirlemesinin önü açılacaktır. Bu durum; Cumhuriyetin temellerinin çökmesi demektir. Buna kesinlikle izin verilemez. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak işçisiyle, memuruyla, esnafıyla, köylüsüyle, genci, yaşlısı, kadını, erkeği ile tüm Cumhuriyete, Demokrasiye bağlı yurttaşlarımızı halk oylaması ile önlerine getirilen tuzağa karşı uyarıyoruz. Yargı bağımsızlığı demokrasinin vazgeçilmez unsurudur. Bağımsız yargı kişi hak ve özgürlüklerinin güvencesidir. Yargı, yasama ve yürütme organlarından, yani siyasal gücün etkisinden ayrı, bağımsız örgütlenmezse, yargıç tarafsız olamaz. Siyasal gücün buyruğuna girer. Böyle bir ülkede kişinin hak arama özgürlüğü yoktur, adalet olmaz, adalete güven kalmaz. Yargı bağımsızlığının kalmadığı, neredeyse tüm yetkilerin yürütmenin güdümüne sokulduğu yönetim biçimi diktatörlüktür. Halk oylamasıyla halkımıza dayatılan tuzak anayasanın amacı budur. Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak, yargının bağımsızlığını savunmak kişisel ve toplumsal haklarımızın gereğidir. Bu nedenle Anayasa değişikliğine,
HAYIR demeliyiz.
Kamuoyuna duyurulur.
Genel Merkez Yönetim Kurulu Adına Tansel ÇÖLAŞAN Genel Başkan |
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE "NEDEN" HAYIR DİYOR |
|
KONFERANS "Türkiye'de Hukuk ve Anayasa Değişiklikleri" Doç. Dr. Ümit KOCASAKAL Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi 31.08.2010, Salı, 16.00 Yeni Emre Düğün Salonu Hopa/ ARTVİN NOT: Konferansa Katılanlar, Papila Otelde Verilecek İftar Yemeğine Davetlidir.
|
|
PANEL Prof.Dr. Süheyl BATUM Bahçeşehir Üniv. Öğretim Üyesi Emine Ülker TARHAN YARSAV Başkanı 4 Eylül 2010, Cumartesi, 14.30 Pamukkale Üniversitesi Tel: 0258 265 56 12 |
|
PANEL "Medya, Anayasa ve Hukukun Üstünlüğü" Ümit ZİLELİ ADD GYK Üyesi Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU ADD Yüksek Disiplin Kurulu Bşk. 30 Ağustos 2010, 17.00 Nüans Aile Çay Bahçesi Erdek/ BALIKESİR |
|
PANEL " Medya, Anayasa ve Hukukun Üstünlüğü" Konuşmacılar: Ümit ZİLELİ Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU Tarih: 30.08.2010, Pazartesi, 21.30 Yer: Kaynanalar Çay Bahçesi Biga/ ÇANAKKALE |
|
PANEL "30 AĞUSTOS’TAN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE"
Tansel ÇÖLAŞAN ADD Genel Başkanı Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU ADD Yüksek Disiplin Kurul Başkanı Ve YARSAV Kurucu Başkanı
Hayrettin ŞAHİN UludağÜniversitesi Öğretim Görevlisi
31 Ağustos 2010 Saat: 21.00 Yer: AYVALIK ANFİTİYATRO |
|
KONFERANS "Hukuk Devleti, Yargı Bağımsızlığı ve Anayasa" Doç. Dr. Ümit KOCASAKAL Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi 04 Eylül 2010, Cumartesi 16.00 G.M.İ.S Salonu /ZONGULDAK |
|
KONFERANS "Cumhuriyet ve Referandum" Doç. Dr. Ümit KOCASAKAL Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi 30 Ağustos 2010, Pazartesi, 14.00 Park Restoran/ TRABZON |
12 EYLÜL'e 28 GÜN KALDI ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ NEDEN HAYIR DİYOR? CUMHURİYETİMİZİ KAYBETMEMEK İÇİN 12 EYLÜL’DE HAYIR!
Bizlerin, Atatürkçüler olarak, önderimizin emanet ettiği ülkemizi, cumhuriyetimizi, devrimleri ve O’nun eserlerini sonsuza kadar yaşatmak gibi bir görevimiz var. Bu görev bilinci ve sorumluluğuyla da, kuruluş amacımız doğrultusunda hareket etmek zorundayız. Bu anayasa paketi toplumsal uzlaşma sağlanmadan, ABD ve AB’nin istekleri doğrultusunda, halkımıza dayatılan bir anayasa değişiklik paketidir. Açılım, demokrasi, özgürlük, ulusal irade, yargı reformu, 12 Eylül’le yüzleşme gibi kulağa hoş gelen ve her nabza şerbet veren söylemler kullananlar, 5982 sayılı anayasa değişikliği taslağına bu konularla ilgili tek bir madde koymamışlardır. Her zamanki taktik ve takiyye ile halkımız yine aldatılmaya çalışılmaktadır. Bu aldatma çalışması, büyük yazılı ve görsel basının gücü, ekonomik olanaklar, iktidar olanakları, belediyeler, tarikatlar ve cemaatler eliyle yürütülmektedir. Hayır! kampanyaları engellenirken, “evet” çalışmalarının önünde hiçbir engel bulunmamaktadır. Tek yanlı ve baskıcı bu referandum sürecinin gösterdiği ibretlik durum, “evet” çıkması halinde, gelecek olan faşizmin ayak sesleridir. PKK ve yasal uzantıları boykot görüntüsü altında “evet” çalışması yapmaktadır. Evet çalışması yapanlar terör örgütü ile aynı safta görüntü vermemek için boykot aldatmacısını uygun görmüşlerdir. Bu oyunu bozmalıyız. Çünkü, “evet” ve boykot aynı kapıya çıkmaktadır. Bu nedenle sandığa gidelim, “Hayır!” oyumuzu kullanalım. Oy kullanmamak, Türkiye üzerine oyunlar oynayan Şer Cephesi’ne yarayacaktır. 12 Eylül 1980 darbesinin ürünü olandan daha da geri, müdahaleci bir 12 Eylül anayasasıyla karşı karşıyayız.Bu anayasa değişikliği ülkemizin yüz yüze geldiği ilk sivil darbe eylem planıdır. Bu anayasa değişikliği ile: Yargı hükümetin kırbacı haline gelecektir. Emperyalizm ve yerli işbirlikçileri olan gerici, bölücü ve mandacılara karşı, Ulusal Kurtuluş Savaşı ile, on binlerce şehit vererek, kurulan cumhuriyetimizin temel felsefesinin ortadan kaldırılmasının önü açılacaktır. 12 Eylül’de “evet” çıkması halinde, özel yetkili savcılar ve hakimler eliyle yürütülen, hukuka ve insan haklarına aykırı Ergenekon, Balyoz ve Cihaner gibi davaların artacağından ve cumhuriyeti savunanların daha büyük bir saldırıya uğrayacağından –ne yazık ki- kuşkumuz yok. Bu nedenlerle;12 Eylül’de halkoylamasına sunulacak anayasa değişikliği paketine hayır oyu vereceğiz.Bütün yurtseverleri de, 12 Eylül’de bu yıkım paketine karşı hayır demeye çağırıyoruz. Herkes görev başına ! Biz halkız. Tehlikenin farkındayız. Emperyalizmin her dediğine evet diyenlerin anayasasına hayır diyoruz.Talancının, işbirlikçinin, yalancının mumunu 12 Eylül’de söndürelim.Mührümüzü, hiç tereddütsüz HAYIR’a basalım. 14 Ağustos 2010 Ümit Ülgen ADD İstanbul Şubeleri Adına ADD GYK Üyesi, İstanbul, Trakya, Kocaeli Bölge Sorumlusu |
|
12 EYLÜL'e 28 GÜN KALDI ŞİMDİ GERÇEK BİR ÇAĞDAŞ İNSAN VE YURTTAŞ OLMA ZAMANIDIR. SANDIKTA “HAYIR” DEMELİYİZ…!
Atatürkçü Düşünce Derneği bir demokratik kitle örgütüdür. Üstelik kamu yararına dernek konumundadır. Atatürkçü Düşüncenin örgütüdür ve bu nedenle de siyasal bir örgüttür. 12 Eylül 2010 günü yapılacak halkoylaması(referandum)nda yapılmak istenen değişikliklerin, hem halkımızın hem de Cumhuriyetimizin yararına olmayacağını düşündüğümüzden tüm yurttaşlarımızın HAYIR demesi gerektiği görüşündeyiz. Çünkü; Bizi yine kandırıyorlar… Demokrasi, hak ve özgürlükten söz ederek… Sözde 12 Eylül Anayasası’ndan kurtulacakmışız… Baştan beri de böyle yapıyorlar… Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar… Çünkü, hem de bize onaylatarak yapmak istedikleri Anayasa değişiklikleri; · 12 Eylül Anayasasından daha beter tehlikelere yol açıyor. · Az çok bağımsız yargı iktidarın emir kuluna dönüşüyor. · Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Cumhuriyetin değil, İktidarın hakim ve savcılarını seçme yerine dönüştürülüyor. · Anayasa Mahkemesi, artık işbirlikçi, dinci faşist bir rejimi tamamlamak için önüne getirilecek her türlü anayasa ve yasa değişikliklerini onaylayacak bir Hükümet, hatta başbakan noterine dönüştürülmek isteniyor. Büyük güçlüklerle kazandığımız Kurtuluş Savaşımızın ve büyük umutlarla kurduğumuz Cumhuriyetimizin bugüne kadar bizlere sağladığı ne kadar çağdaş insan ve toplum kazanımı varsa onları da yok etme olanağı bulacaklar. Bizim temel sorunlarımız apaçık ortada. Bu iktidarın uygulamalarıyla; · Üretim ve yatırım yapamaz duruma düşürüldük. · Kendi yurdumuzda üretebildiklerimizi bile bulamaz olduk. · Her şeyimizi ithal etmeye mecbur edildik. · Eğitim ve sağlık hizmetleri için gittikçe artan paralar ödemek zorunda bırakıldık. · İşçi, memur, emekli, esnaf ve zanaatkarlar yaşamak için debelenir duruma sokuldu. · İşsizlik tarihin en yüksek sınırlarına vardı. · Gençlerimiz gelecekten umudunu kesti. · Terör gittikçe azıyor. · Bölücülük pervasızlaşıyor. · Kıbrıs ve Ege elden çıktı çıkacak… Asıl sorunlarımız bunlar … “Evet” dememiz istenen değişiklikler bu sorunlarımıza çözüm mü getiriyor? Hayır…! Öyleyse niye bu kadar çırpınıyorlar? Çünkü; · İşbirlikçisi oldukları ABD ve AB emperyalizmi böyle buyurmuş. · Sözde işbirlikçi şeyhleri, cumhuriyete baştan beri düşman cemaatler böyle buyuruyor. · 8 yıldır kamu olanak ve kaynaklarını peşkeş çektikleri yerli yabancı talancılar böyle buyuruyor. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak herkesi uyarıyor, herkese öneriyoruz ki; Şimdi gerçek bir çağdaş insan ve yurttaşca davranma zamanıdır. Onun göstergesi de HAYIR demektir. Hacı Ahmet DOYGUN Atatürkçü Düşünce Derneği Aksaray Şube Başkanı |
ADD GENÇLİK KOLLARINA Son üç yıldır Büyük Taarruz'un yıldönümünde Afyonkarahisar Şubemizin ev sahipliğinde düzenlediğimiz Afyonkarahisar Gençlik Kampı bu yıl da 23-26 Ağustos 2010 tarihleri arasında düzenlenecektir. Afyonkarahisar Valiliği’nin kamp alanı üzerinde çeşitli dernek ve sivil toplum kuruluşlarına üye gençlerin katılımıyla çadır kampı kurma projesi nedeniyle ADD Gençlik Kampı da aynı alanda ve aynı proje dâhilinde gerçekleşecektir. Katılımın sınırlı sayıda olduğu kampımızın detaylı program bilgileri internet sitemizde duyurulmuştur. ( www.add.org.tr ) Gençlik Kampına katılım sağlanması ve katılımcı bilgilerinin en geç 20 Ağustos 2010 Cuma gününe kadar Genel Merkezimize bildirilmesi konusunda gereğini saygılarımızla rica ederiz. ADD Gençlik Kolları Merkez Yürütme Kurulu Uygundur Nazmi ŞARVAN Genel Sekreter İletişim Bilgileri: Genel Merkez Kamp Sorumlusu Hüseyin ÇETİN 0 534 500 75 25 Afyon Şube Başkanı Salman KORKMAZ 0 505 712 37 89 Afyon Şube Başkan Yrd. Mesut ARISOY 0 533 459 13 56 Genel Merkez (Belgegecer) 0 312 229 60 66 Afyon Şubesi 0 272 214 20 32 Ek: Kamp Yönergesi |
|
ADD GENÇLİK KOLLARINA Son üç yıldır Büyük Taarruz'un yıldönümünde Afyonkarahisar Şubemizin ev sahipliğinde düzenlediğimiz Afyonkarahisar Gençlik Kampı bu yılda 23-26 Ağustos 2010 tarihleri arasında düzenlenecektir. Afyonkarahisar Valiliği’nin kamp alanı üzerinde çeşitli dernek ve sivil toplum kuruluşlarına üye gençlerin katılımıyla çadır kampı kurma projesi nedeniyle ADD Gençlik Kampı da aynı alanda ve aynı proje dâhilinde gerçekleşecektir. Katılımın sınırlı olduğu etkinliğimizle ilgili diğer tüm ayrıntılar bir sonraki duyuruda açıklanacaktır. Gençlik Kollarımızın kamp için gerekli hazırlıkları yapmaları ve duyuruların dikkatle takip edilmesini önemle rica ederiz. ADD Gençlik Kolları Merkez Yürütme Kurulu
Uygundur Nazmi ŞARVAN Genel Sekreter |
|
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezinin 20.07.2010 gün ve 2 sayılı genelgesi üzerine kimi şube ve üyelerimizden gelen tepkiler nedeniyle aşağıdaki açıklama yapılmıştır. I. YSK, seçimlerin başlamasından, bitimine kadar seçimlerin düzen içinde yapılması ile görevli kılınmış Anayasal Kuruluştur. Kararları kesindir. Yargı yolu kapalıdır. YSK, Anayasa Değişikliğinin halkoyuna sunulması hakkındaki kanunun, Anayasada yer alan Seçim Kanunları Kapsamında olduğuna, halkoylamasının 12.09.2010 Pazar günü yapılmasına karar vermiş, 31.05.2010 gün ve 347 sayılı kararı ile de bu süreçte 298 sayılı yasa uyarınca yapılacak seçim yasaklarını 16 madde halinde belirlemiştir. Kararın 7. maddesinde; Kamuya Yararlı Dernekler ve burada görev almış bulunan memur ve hizmetlilerin seçim süresince TARAFSIZLIKLARINI koruyacakları, bu amaçla 298 sayılı yasanın 63. maddesinde yazılı yasaklara uyacakları belirtilmiştir. Atatürkçü Düşünce Derneği Kamuya Yararlı Dernek Statüsündedir. Anılan yasa gereğince:Derneğin merkez ve şubeleri ile Devlet Kurum ve Kuruluşlarında memur ve hizmetli olarak çalışmakta olup, Derneğin Merkez ve Şube Yönetimlerinde görev alanlar, bu yasağın kapsamındadırlar. Buna göre; Atatürkçü Düşünce Derneği Merkez ve Şubeleri Dernek adını kullanarak, 63. maddede yazılı yasak faaliyetlerde bulunamazlar. Özetlersek: Derneğin imkanlarını bir siyasi partinin düzenlediği miting, açık hava, kapalı salon toplantısına seferber edemezler. Bir siyasi partinin adı kullanılarak lehine, aleyhine, vatandaşın oyunu etkileyecek yayın yapamazlar. Yasak siyaset yasağıdır. Genel Merkezin 2 nolu genelgesi, bazı Şubelerimizin halkoylaması ile ilgili olarak düzenlediği etkinliklerin o yer güvenlik güçlerince yasaklanmak istenmesi üzerine, yasağın siyaset yasağı ile ilgili olduğu vurgulanmak üzere yayınlanmış, Dernek aleyhine işlem yapma gayreti içinde olanların çabalarını boşa çıkartmak amacı güdülmüştür. Esasen genelge ile sadece maddede sayılan siyasi yasakların çerçevesi çizildiğinden bazı şubelerimiz ve üyelerimizin “derneğin hiçbir faaliyette bulanamayacağı” yolundaki değerlendirmelerinin hukuki dayanağı yoktur. Genelge sadece siyasi yasaklarla ilgilidir. II. Anayasa Değişikliğinin Halkoyuna sunulacağı bu dönemde kuşkusuz Atatürkçü Düşünce Derneği, toplumu Atatürkçü düşüncenin ilkeleri doğrultusunda aydınlatmaya devam edecektir. Etmektedir. Buna engel yoktur. Bugün Cumhuriyetimizin 87. yılında Devrim karşıtları, tüm kamu ve yerel yönetimlerde kadrolaşmış, sermayesini, medyasını, yargısını oluşturmuş, Cumhuriyete sahip çıkan kişi, kurumlar ve medya susturulmuş, özel yetkili savcılık ve mahkemelerde yargısız infazlar yapılmakta, Türk Halkının gözbebeği ordu etkisizleştirilmiş, çeşitli demokratik (!) açılımlarla ülkenin, ülkesi ve ulusuyla bütünlüğü tartışılır hale getirilmiştir. Cumhuriyetin temelleri tartışılmaktadır. Son aşama yüksek yargının ele geçirilmesidir. Anayasa değişikliğinin amacı budur. Değişiklik Anayasa Mahkemesinden geçmiştir. Bu karar baskı altında olan bir yüksek mahkemenin hukuku savunamayacağının göstergesidir. Değişiklik halkoylamasından da geçerse yargı tamamen susturulmuş, siyasallaşmış, siyasetin emrine girmiş olacaktır. Değişikliğin halkoylamasından geçmesi halinde yasama ve yürütmeyi birlikte elinde tutan siyasi güç yargıyı da eline geçirecek, kanunu koyan, uygulayan ve yargılayan aynı güç, aynı kişi olacaktır. Böyle bir yönetim faşizmdir. Faşizmde kişi hak ve özgürlükleri yoktur, adalet yoktur, adalete güven yoktur. Herkesin hayatı güç’ün elindedir. Böyle bir yönetimde; çağdaş toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin dönüştürülmesi önündeki engeller kalkmış olacaktır. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İLE AMAÇLANAN TÜRKİYE’NİN KARANLIK GELECEĞİDİR. Kadını, erkeği, genci, yaşlısı, işçisi, köylüsü, esnafı, memuru, emeklisi ile tüm ilgili, duyarlı, Atatürkçü, Cumhuriyetçi, demokrasi sevdalılarını, herkesi (HAYIR) demeye çağırıyoruz. III. Son söz Atatürkçü Düşünce Derneği yönetimi, zor koşullarda elini taşın altına koymuş, görüşlerini, tavrını, dik duruşunu 11. Genel Kurulda üyeleri ile paylaşmış, kabul görmüş ve yönetime gelmiştir. Bu kişiler Atatürkçü Düşünceye sonuna kadar inanmış, her koşulda savaşım vermekten çekinmeyen ilkeli kişilerdir. AB'nin, ABD'nin yerli işbirlikçileri değildir. Öte yandan Atatürkçü Düşüncenin önlenemez yükselişinden korkanların, çeşitli şekillerde bu gücü bölmek için çalışacaklarını değerli üyelerimizin gözardı etmemeleri de gerekir. Atatürkçü Düşünce Derneğinin üyeleri, değerli kardeşlerim: Yarınların bugünlerden güzel olması dileğiyle hepinizi sevgi ve saygı ile kucaklıyorum. Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel ÇÖLAŞAN |
Köyceğiz Kampı 2. Dönem
Kampımız 02 - 08 Ağustos 2010 tarihleri arasında Muğla Şubemizin eşgüdümünde Köyceğiz Şubemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir.
Kamp ücreti 7 gün için 110 TLdir. Ücret Muğla Şubemizin Ziraat Bankası Kamp Hesabına ( 35758584 - 5002 ) yatırılacaktır.
Katılım koşulları,kamp programı vb. konularda detaylı bilgi için aşağıda belirtilen iletişim numaralarından gerekli bilgileri edinebilirsiniz.
İletişim:
ADD Muğla Şube Başkanı Ejnan ÇELİK 0555 517 99 88
ADD Muğla Şubesi Bşk. Yrd. Dursun DÖNMEZ 0532 569 47 46
ADD Köyceğiz Şube Başkanı Levent YÜKSEL 0535 222 95 75
ADD Muğla Şubesi 0252 212 75 13
ADD Köyceğiz Şubesi 0252 262 40 95 |
ULUSLARARASI LOZAN BARIŞ ANDLAŞMASININ KÜRESEL BARIŞ VE DEMOKRASİ İÇİN KALICI DEĞERİ Prof. Dr. Özer Ozankaya Sömürgeci Saldırıyı Yenilgiye Uğratmanın Altın Anahtarı 23 ve 24 Temmuz, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş tarihinde biri ötekinin temellerini atan iki önemli ulusal atılımın yıldönümüdür: 23 Temmuz 1919 günü, Osmanlı Devleti’ni ortadan kaldırıp Orta-Doğu’yu sömürgeleştirmeyi amaçlayan Siyaset Batısı’nın, 1000 yıllık Türk yurdu Anadolu’yu Türksüzleştirmek üzere giriştiği işgallere karşı Türk ulusunun, insanlığın yetiştirdiği iki ya da üç dâhi önderden biri olan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ayaklanışını simgeleyen Erzurum Kongresi toplanmıştır.24 Temmuz 1923’te ise, bu ulusal ayaklanmanın sömürgeci saldırıları dize getirişini İsmet İnönü Başkanlığındaki Türk Barış Kurulu’nun üstün yönetiminde dünyaya ilan eden Uluslararası Lozan Barış Andlaşması imzalanmıştır.Erzurum Kongresi’yle yürütülmeye başlanan, Lozan Andlaşması’yla da zafere ulaştırılan strateji, demokrasi ve barış alanlarında tüm uygar insanlığa yol gösterici değerdedir. Çünkü hem askeri alanda sömürgeci saldırıların ancak ulusun gerçek temsilcisi olan ve her eyleminin ona hesabını veren bir yönetimle (terörizmle değil!) dize getirilebiliceğini göstermiştir; hem de gerçek kurtuluşun doğru anlamı olarak bir ulusun bir daha sömürgeci saldırısına uğramamasının, yani bir daha kurtulmak zorunluluğuyla yüzyüze gelmemesinin siyasal, toplumsal, ekonomik ve kültürel gereklerini ortaya koymuştur: |
|
Devamını oku...
|
|
24 TEMMUZ LOZAN ANDLAŞMASI İLE İLGİLİ, ŞUBELERİMİZİN YAPACAĞI ETKİNLİKLER AŞAĞIDA SIRALANMIŞTIR. LOZAN ANDLAŞMASININ 87. YILI HEPİMİZE KUTLU OLSUN |
|
Devamını oku...
|
|
BAĞIMSIZLIĞI GETİREN ALTIN MADALYA:LOZAN! Prof. Dr. Muzaffer ERYILMAZ Atatürkçü Düşünce Derneği GYK Üyesi Türkiye, özel ve ağır bir gündemi yüklenmiş, kendi tarihine seslenmeden, akıntıya karşı kürek dahi çekmeden, çekemeden güçsüz, öz kimliğinden yoksun bir biçimde sürüklenip duruyor... Büyük bir tarihi mirasın, sayısız savaşların acılarını, işgallerin sızısını yüreğinin tam orta yerinde duymuş topraklar ve bu topraklarda yaşayan bizler dün neydik, bugün nereye gidiyoruz? Artık bu soruları sormanın, kendimize gelmenin, kendimize çekidüzen vermenin zamanı gelmiş ve geçmiş bulunuyor...Bunun için Lozan’ın 87. yılı çerçevesinde, bu tarihsellikle günümüz arasında doğru ve verimli bir bağ kurma gereksinimi duyuyor, duymalıyız...Bunun bu ülkenin geleceği, çocujkarımızın geleceği için yapmalıyız. |
|
Devamını oku...
|
|
Lozan metnine Güncel Makalelerden ulaşabilirsiniz. |
Türkiye Cumhuriyeti’nin Temeli: Lozan Barış Andlaşması’nın 87. Yılını Atatürkçü Düşünce Derneği Olarak Tüm Yurtta Coşkuyla Kutluyoruz. 24 Temmuz 1923 İŞTE LOZAN Lozan’ı anlamak için Sevr’e bakmak gerekir. Sevr bir ölüm fermanıydı. Sevr uygulansaydı Batıdaki tek Türk devleti çok kısa zamanda yok olup gidecek, Türkler son kez etnik temizliğe uğrayacaklardı. Oysa Türkler, olağanüstü bir kişinin önderliğinde inanılmaz bir başarı elde edeceklerdi. Eskişehir’den Afyon’a Batı Anadolu’yu baştan başa ele geçirmiş olan Yunanlılar dünyayı derin hayrete sokan bir yenilgiye uğradılar. Yunan ordusu yok edildi, başkomutanı bile tutsak düştü. Büyük Zafer, Gazi Mustafa Kemal’e ve ülkemize öyle bir ün kazandırdı ki, Türkiye Lozan’a yenik bir ülke olarak gitmedi. Yine de aylar süren dişe diş bir savaşımdan sonra Türkiye Lozan sayesinde tam bağımsız bir ülke olarak yerini alabildi. Bundan sonra Büyük Önder Lozan’ı yeni Sevr’lere karşı sigorta etmek işine girişti. Bunun için Atatürk Devrimini yaptı. Bu devrim sayesinde kimse Türklere yeni bir Sevr dayatmaya kalkamayacaktı. Çünkü Türkler artık her alanda emperyalistlerle boy ölçüşecek duruma geleceklerdi. Atatürk Devrimini gözümüz gibi sakınıyorsak bunun içindir. Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Yaşasın Atatürk Devrimi! Yaşasın Lozan! Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi |
|
İnsanlığını yitirmiş teröristlerin Mehmetçiklerimize yaptığı hain saldırıları şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Artan terörün, tökezleyen açılımdan ve terör eşliğinde açılım olamayacağını göremeyenlerden kaynaklandığı ortadadır. Buna rağmen, açılıma devam etmek kamu vicdanında derin yaralar açmaktadır. Bu nedenle; bütün sorumluları mantıklı düşünmeye davet ediyor, şehitlerimize rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Genel Yönetim Kurulu Adına Tansel ÇÖLAŞAN Genel Başkan |
|
Ulusumuzun büyük desteği ve ulu önder Atatürk’ün özel gayretiyle sağlanan, Hatay’ın Anavatana katılışının 71. yıldönümünü mutlulukla kutluyoruz. Mutluluğumuzun sonsuza kadar devamı dileğiyle… ADD Genel Merkezi |
|
|
Yüksek Seçim Kurulunun Referandum hakkındaki Genelgesine ve açıklamalı yasa maddelerine DUYURULAR bölümünden ulaşılabilir. |
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
| |
ADD Eposta GrubuDernek ile ilgili etkinlik ve duyurularını, basın açıklamalarını, haberleri ve bilgi notlarını size ulaştırmak amacıyla bu grup oluşturulmuştur.
Gruba herkes üye olabilir.
|