As soon as you open an account Bet365 will send you a 10 digit Offer Code via email. Receive Your £200 bet365 Welcome Promo Bonus plus £50 Mobile Promo

2017 Yılının Değerlendirilmesi, 2018 için Öneri Yazıları: Sefa Uyar

MAKALELER

Gençliğin Gözünden 2017…

Sefa Uyar*

2017 daha ilk dakikalarından itibaren çetin geçeceğini hissettirmişti. 39 kişinin hayatını kaybettiği Reina saldırısı ile başlayan yıl peşinden birçok olayı da getirdi. Irak ordusu ile yapılan ortak tatbikatlardan Rusya ve Çin ile geliştirilen ilişkilere kadar birçok olay yaşadık. Ancak, belki de en önemlisi 16 Nisan Halkoylaması idi. En iyi ifade ile ulusal parlamenter sistemin oylandığı bu halkoylamasında resmi sonuçlara göre %51.18 Evet oyu çıkarken %48.82 Hayır oyu çıkmıştı. Ancak yıllardır İstanbul ve Ankara’da seçim üstünlüğünü kaybetmeyen siyasi iktidar bu halkoylamasında bu illerde hayır çıkmasını engelleyememişti.

            Siyasi iktidarın bu başarısızlığındaki şüphesiz en büyük pay sosyal medyanın ve gençliğindir. 2013 Gezi Eylemleri ile gençliğin sanıldığı gibi apolitik olmadığı ortaya çıkmış ve bu gençliğin sosyal medyanın gücünü kullanmaya başlaması ile yeni bir boyuta girilmişti. Haksızlıklar karşısında daha hızlı örgütlenebilen, olaylar karşısında sesini daha hızlı ve gür çıkarabilen ve en önemlisi cumhuriyet düşmanlarını ve düşüncelerini daha hızlı bir şekilde bertaraf eden bir gençlik siyasete yön vermeye başladı.

            Bu yön vermenin sadece sosyal medya örgütlenmesi ile sınırlı kalmadığını halkoylaması öncesinde platformlar/hareketler kuran, kurulan bu oluşumlarda etkin görev alan ve kapı kapı dolaşarak gerçekleri anlatan gençlik halkoylamasının asıl kazananın siyasi iktidar değil Türk Ulusu olduğunu göstermişti. Bunu nereden anlıyoruz? Siyasi iktidarın görev değişiklikleri yapmasından, AKP Genel Başkanı’nın kendi örgütüne “toparlanın” fırçası çekmesinden, belediyelerinde değişiklikler yapmasından anlıyoruz. Onları bu değişikliğe iten bir dış etken vardı ve bu etken Türk Gençliğinin oluşturduğu güçtü.

            Bu gücün büyüdüğünü gençlik örgütlerindeki gençlerin sayısının artmasında da görebiliriz. ADD Gençlik Kurulu’nun Türk Gençliğinin mücadeleye hazır olması sonucu büyük bir güç ile kurulduğunu söyleyebiliriz. Artık yapılması gereken oluşan bu enerjinin doğru yönlendirilmesi, farklı yönlere sapmadan fikirlerin oturmasını sağlamaktır.

            2017’de Türk Gençliğinin Amerikan güdümlü fikirlere artık prim vermediğini gördük. Türk Gençliğinin Atatürkçü çizgide birleşmesi, gelişen siyasi ve sosyal olaylara bu düşünceyle tepki vermesi yine bunun en büyük kanıtıydı. Yine 10 Kasım’da Anıtkabir’in ziyaretçi rekoru kırmasında da Atatürkçü Gençliğin önemli bir payı vardır.

            Bu yıl tüm gerici unsurlar tüm güçleri ile saldırırken bilim, kültür ve spor alanında Türk Gençliği başarılara koşuyordu. 12. Sınıf öğrencisi Mert Akyürekli Çin’de düzenlenen yarışmada DNA-Ferro sıvı etkileşimi projesi ile 500 aday arasından birinci oldu. Nehir Özzengin, 7 yaşında ve İtalya’da yapılan “Uluslararası Ischia Piyano Yarışması’nda” dünya ikincisi oldu. Neval Çam ise 16 yaşında işitme engelliler için geliştirdiği tercüme programı ile Microsoft tarafından ödüllendirildikten sonra Stanford Üniversite’nden yüzde yüz burslu 4 yıllık eğitim kazandı. Ve daha birçok akademisyen, bilim insanı uluslararası alanda başarılarını duyurmaya devam etti. TÜBİTAK’ın reddettiği ve yurtdışında ödül alan gençleri saymıyorum bile.

            Türk Gençliği ve Türk Ulusu tüm olumsuzluklara rağmen sağlam adımlar ile Türk Devrimi’nin yolunda, aydınlanmanın yolunda yürüyor. Birileri engellemeye çalıştıkça istek ve azimleri daha da artıyor.

            2018’in Türk Gençliğinin ve Atatürkçülüğün zirveye çıkacağı yıl olmasını diliyoruz.

 

* ADD Gençlik Kurulu Bşk.