As soon as you open an account Bet365 will send you a 10 digit Offer Code via email. Receive Your £200 bet365 Welcome Promo Bonus plus £50 Mobile Promo

Mustafa Gazalcı: Öğretmenlik Mesleği

MAKALELER

İnsan yetiştiren, eğitim işini gören mesleğin adıdır öğretmenlik. Bütün çağdaş ülkelerde bu mesleğe, öğretmen adayının seçilip yetiştirilmesine özel bir önem verilir.

Ülkemizde de 1973’te çıkan 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Yasası’nın 43. maddesinde öğretmenliğin “özel bir ihtisas mesleği” olduğu özellikle vurgulanır. 

Bilmek öğretmenlik için yeterli değildir. Nitelikli bir eğitim, kişilikli insan  için önce iyi yetiştirilmiş öğretmen gerekir. 

Türkiye Cumhuriyetini kuranlar öğretmene büyük değer vermiştir. Atatürk öğretmenlere,  “Yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve sürdürecek olan sizlersiniz” demiştir.

Ülkemizde ilk öğretmen okulu, ortaöğretime öğretmen yetiştirmek için 16 Mart 1848 tarihinde İstanbul’da açıldı.

Cumhuriyet döneminde, 1924’te Öğretmen Okulları, 1926’da Köy Öğretmen Okulları, 1926 Gazi Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü, 1936 Eğitmen Kursları,1937 Köy Öğrenme Okulları, 1940 Köy Enstitüleri, 1942 Yüksek Köy Enstitüsü, 1954 İlköğretmen Okulları, 1959 Yüksek Öğretmen Okulları, 1965 Eğitim Enstitüleri 1982 Eğitim Fakülteleri ve Yüksek Eğitim Okulları başlıca öğretmen yetiştiren kurumlardı.

Ne yazık ki bunca deneyim ve birikime karşın öğretmen yetiştiren kurumları tam yerine oturtamadık.

Kurduk, kapattık. Tam geliştiremedik.

Örneğin 1947’de Yüksek Köy Enstitüsü, 1950’de Yüksek Öğretmen Okulu, 1954’te Köy Enstitüleri, 1974’te İlköğretmen Okulları, 1980’de Eğitim Enstitüleri kapatıldı.

1980 sonrası öğretmen yetiştirme işi Milli Eğitim Bakanlığı’ndan  alınarak YÖK’e, üniversitelere bırakıldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) meslekle ilgili uzun yıllar edindiği birikim ve deneyim ortada kaldı. 

YÖK ile MEB yeterli işbirliğini gerçekleştiremedi.

 

16 Mart, 24 Kasım, 5 Ekim Öğretmenler Günü

16 Mart uzun yıllar Öğretmenler Günü olarak kutlandı. Ancak 12 Eylül 1980’den sonra Atatürk’ün başöğretmenliği kabul ettiği günün anısına 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kabul edildi.  

Son yıllarda 24 Kasım kadar yaygın olmasa da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü de kutlanmaktadır. UNESCO ve ILO’nun 5 Ekim 1966’da kabul ettiği Türkiye’nin de imzaladığı Öğretmenlik Statüsü Tavsiyesi (1) öğretmenlerin haklarını belirleyen uluslararası bir ortak belgedir.

24 Kasım’da daha çok ulusal çapta bir kutlama ve Türkiye öğretmenlerinin sorunları gündeme gelirken, 5 Ekim de ise daha çok öğretmenler sendikaları ve örgütleri haklarını gündeme getirmektedir.

Her 24 Kasım, 5 Ekim’de öğretmeler için güzel sözler edilse de sayıları 800 bini aşan çalışan öğretmenlerin mesleki, ekonomik, sendikal sorunları bir türlü çözüme kavuşturulmadı.

Sayısı 400 bini aşan atanamayan öğretmenler, yıllardır büyük bir sorundur.

Öğretmenler çağdaş, ileri ülkelerde olduğu gibi toplu sözleşmeli, grevli sendika hakkından yoksundur.

Yine öğretmenlerin çağdaş, ileri ülkelerde olduğu gibi siyasi partilere üye olma, siyaset yapma hakları yoktur.

Aylıkları ve ders ücretleri mesleğin toplumsal saygınlığıyla bağdaşmamaktadır.

Öğretmen yetiştiren eğitim fakülteleri arasında bir eşgüdüm yoktur. 

Meslek içi eğitime yeterince yer verilmemektedir.

Öğretmenler ders kitaplarının, programlarının hazırlanmasına, atama ve yerlerinin değiştirmesi kararına, yöneticilerinin seçilmesine katılmamaktadır.

 

Ne Yapılmalı?

. Ülke olarak altında imzamız olan Öğretmenlik Statüsü Tavsiyesi ilkeleri zaman geçirilmeden uygulanmalıdır.

.Öğretmenlere toplu sözleşmeli grevli sendika hakkı ve siyaset yapma hakkı tanınmalıdır.

.Ücretli ve sözleşmeli öğretmenliğe son verilerek atanmayan öğretmenler atanmalıdır.

  .Öğretmenler kendi yöneticileri seçimle kendileri seçmelidir. 

. 12 Eylül’de ellerlinden  alınan TÖB-DER malları geri verilmeli, İLKSAN (İlkokul Öğretmenleri Sosyal Yardım Sandığı) Ana sözleşmesi demokratikleştirilerek yönetimi öğretmenlere verilmelidir.

. Eğitim fakülteleri arasında bir eşgüdüm olmalıdır.

. Öğretmenlerin aylık ve ücretleri iyileştirilmelidir.  

. Eğitim ve öğretmen politikaları eğitim sendikaları ve örgütleriyle birlikte belirlenmelidir.

 

1) Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi, Prof. Dr. Mesut Gülmez, Ankara, Kasım 1991.