'Bugün içinde yaşadığımız dünyada en muhtaç olduğumuz şeye, birliğe davet ediyoruz sizleri. Türk gibi hissetmeye, Türk gibi yaşamaya ve Türk gibi çalışmaya... Birbirimizin hakkını aramaya, birbirimiz için ölmeye, tek bir kalp gibi atmaya. Hayal değil bu, yalnız senin ya da benim için değil. Adını taşıyanlar için, anan, baban, atan için. Yarın için davet ediyoruz sizleri birliğe...' Dr. Necip HABLEMİTOğLU

Duyuru: Küçük Genel Kurul Sonuç Bildirgesi PDF Yazdır E-posta

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

KÜÇÜK GENEL KURULU SONUÇ BİLDİRİSİ

30 KASIM 2008

 

Atatürkçü Düşünce Derneği Küçük Kurultayı, 30 Kasım 2008 Pazar günü Ankara’da tüm dünya ve ülkemiz açısından önemli sorunların yaşandığı bir zaman diliminde toplanmıştır.

Karşı karşıya bulunduğumuz sorunların ağırlığını ifade etmek bakımından, büyük bir ekonomik krizin varlığından söz etmek bile yeterli görünmemektedir. Bu, en geniş anlamda bir “uygarlık” krizidir. Sorunlar bu güne dek görülmemiş boyutta ve niteliktedir; yol açacağı sonuçların da geçmişte yaşanmış olanlara benzememesi kaçınılmazdır. Çelişkiler derinleşmiş; yeni bir yeryüzü uygarlığının kurulması veya küresel ölçekte mahvoluş tehlikesi kapımızı çalmış bulunmaktadır.

Kuşku yok ki sorunların kaynağının bizim dışımızda olması, daha açık bir deyişle bütün küresel kötülüklerin gerisinde emperyalizmin sınır tanımayan dayatmalarının yatıyor olması, olup bitenler konusunda bizim hiçbir sorumluluğumuzun bulunmadığı anlamına gelmez.

Unutmayalım ki bizler, emperyalizmin saldırılarının en yoğun olduğu dönemlerde bile kendi yolunun kendisi tarafından çizilmesini başarmış olan bir ulusun evlatlarıyız.

Yakın tarihimiz unutulmaması gereken derslerle doludur. Yüce önder Atatürk’ün gösterdiği doğrultuda, o zamana kadar görülmemiş ağırlıktaki bir felaket olarak ortaya çıkmış bulunan 1929-30 bunalımının tüm dünyayı kasıp kavurduğu bir dönemde, bir yandan Osmanlı’nın borçlarının taksitleri ödenmiş, bir yandan da ekonomik, sosyal ve kültürel alanda Cumhuriyetin temellerini oluşturan parlak kazanımların gerçekleştirilmesi sağlanabilmiştir. Böylesine güçlü ve tutarlı bir ekonomik temel sayesindedir ki bizi 2. Dünya Savaşı belasına sürüklemek isteyen güçlerin, tüm çabaları boşa çıkartılabilmiştir.

Çöküşten kurtulabilmek için yeryüzünde el atabildikleri her yerde tırnaklarını biraz daha derinlere geçirebilmek için yanıp tutuşan karanlık güçlerin karşısındaki en güçlü engel, dün olduğu gibi bugün de Atatürk’tür ve Atatürkçülüktür. Atatürk’ün düşünceleri ve mücadelesi, Vietnam’dan, Cezayir’e, Latin Amerika’ya kadar tüm dünya uluslarına esin kaynağı oluşturmuş ve oluşturmaktadır. Atatürk’e ve Atatürkçülere karşı, her türlü olanak ve araçtan yararlanılarak sürdürülen saldırıların durmak bilmemesi bu yüzdendir.

Gene bu yüzdendir ki Atatürk’ün ilke ve ideallerini korumak, yaşatmak ve geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren derneğimiz, ağır saldırılar altındadır. Kurucu genel başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy’un ve Derneğimizin Genel Başkan Yardımcılarından Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın haince bir cinayet sonucunda şehit edilmeleri ve bugünkü Genel Başkanımız Emekli Orgeneral Şener Eruygur’un başına getirilenler dâhil olmak üzere, pek çok ADD mensubunun uğratıldığı acı olaylar, gerçekte Atatürk’e ve Atatürkçü Cumhuriyetin bütünlüğüne yönelik saldırıların parçalarıdır. 

Ne var ki Atatürk’e yönelik saldırılar yoğunlaştıkça Atatürk’ün gündemdeki ve gönüllerimizdeki yeri daha da büyümektedir.

İlginçtir, içine düştükleri kriz ortamı, ABD ve İngiltere gibi “serbest piyasa” düzenine adeta kör bir itikatla bağlı ülkeleri bile Atatürk’ün 20. yüzyılın başında başvurduğu yolları yeniden keşfetmeye zorlamıştır. Onlar da ekonomide belli bazı konularda kamusal müdahaleciliğe ve kamulaştırmalara, istemeyerek de olsa boyun eğmek zorunda kalmış bulunuyorlar.

Ancak şu da bir gerçektir ki sorunlar, artık bölük pörçük önlemlerle üstesinden gelinebilecek boyutu çoktan aşmıştır.

Kaldı ki yeryüzüne egemen olan karanlık güçlerin, kendi yarattıkları karanlığı dağıtmaları elbette ki mümkün değildir.

Çözüm, ancak, bencil çıkar tutkusundan başka bir öncelik tanımayan güçlerin egemenliğine son vermekten geçebilir.

Çözüm, egemenlik kayıtsız şartsız uluslararası tekelci sermayenindir ilkesi üzerine kurulu bir dünya yerine, “egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur” ilkesine küresel boyutta yeniden canlılık kazandıracak olan gerçek anlamda demokratik bir dünyanın kurulmasıyla gerçekleşebilir.

Çözüm, gene Atatürkçülüktedir. Çözüm, önümüzdeki yerel seçimlerde de Atatürkçülerin ilkeli birliğinin sağlanmasını gerektirir.

 UNESCO’nun 27.11.1978 tarihli genel kurul kararında da belirtildiği üzere, Atatürk, yalnızca mazlum ulusların emperyalizme karşı mücadelesinin öncüsü değil,aynı zamanda insanlar arasında ırk, renk, dil, din farkı gözetilmeyen mutlak bir uyum çağının habercisi olmuştur.

Dün olduğu gibi, bugün de yarın da yolumuzu aydınlatacak olan O’nun ışığıdır.

ADD’liler bu inançla, sorumluluklarının gereğini yerine getirmek ve bu yoldaki mücadelelerini asla eksilmeyen bir azimle sürdürmek kararlığındadırlar. 

 

 

Alpaslan IŞIKLI    
Bozkurt USLU     
Fethi KARADUMAN
Mustafa DURNA   
Mürüvvet KELEŞ   

 
< Önceki   Sonraki >

ADD Genel Merkez web sitesinin güncelleme ve teknik hizmetleri; VBT Vizyon Bilgi Teknolojileri, sunum hizmeti; KRIWEB Hosting Servisi tarafından sağlanmaktadır